İstanbul’un taşı, toprağı altın diye, Temel memleketi ardında bırakıp, İstanbul’a gelmiş. “Bir iş bulup çalışırım!” demiş, ama evdeki hesap çarşıya uymamış; Temel iş bulamamış, parası da bitmiş, karnı da acıkmış, bir lokantanın önünden geçerken, dumanı tüten yemeklere hazin hazin bakmış. “Ulan ben şimdi karnımı nasıl doyuracağım?” diye düşünen Temel, yerde sekizlik bir çivi bulmuş ve dalmış lokant...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın]



















Logged

